YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
69e8169793416
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 7 0 1
Bugün : 9074
Dün : 56818
Bu ay : 1224737
Geçen ay : 1803365
Toplam : 53369795
IP'niz : 216.73.217.119

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

Milli bilinçli, birikimli ve ülke dertlisi bir aydınımız olan, önemli ve önde gelen bilim adamlarımızdan Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan Hocamızın aşağıdaki tespit ve önerileri üzerinde dikkatle durulmalıdır.

Ortadoğu'da Süren Sömürü Savaşları Nasıl Durur?:

Bilim Sömürüyü Kovar

Batı için en önemli değer paradır.

Parayı üretmenin kaynağı sanayi ürünlerini arttırmak, çeşitlendirmek, dönüştürmek, sürdürmektir.

Sanayinin kökeni işlenmemiş yeraltı kaynakları olan madenler ile petrol ve doğal gazdır, enerjidir.

Bugün için savaş, sanayileşen ülkelerle, kaynaklar üzerinde oturmuş gelişmemiş, bilimselleşmemiş, eğitilmemiş, korumasız ülkeler arasında sürmektedir, sürecektir.

Yeryüzünde erk kaynaklarının (petrol ile doğal gaz) % 82'si İslam Ülkelerinin elindedir. 1914 öncesi yeryüzü petrol yataklarının %57'si Osmanlı Türkleri elinde bulunuyordu. Petrolün 1815 yılında bulunması, 1850'den sonra petrolün enerji kaynağı olarak kullanılacağı belirlenince, Batı, Osmanlının enerji kaynaklarının paylaşımını tasarlamaya başlamıştır. 1914 Birinci petrol savasından sonra Osmanlı ülkesinin elinden petrol yataklarının %56.99'u alınmıştır. Bugün Ortadoğu'daki savaş, Osmanlı'nın elinden alınan petrol alanlarının yeniden paylaşımıdır. Sırtlan takımının saldırılarından geriye kalan ceylan leşini, çakalların paylaşması gibi, Ortadoğu'daki ABD bu konumdadır.

Stratejik madde olan Bor'un başından geçenler de benzerdir. Yeryüzünde ilk kez Bor 1715 yılında bulunduktan sonra, temel sanayi girdisi olarak kullanılmaya başlanmıştır. Osmanlı bilim ve teknolojide geri kaldığı için 1815'de Balıkesir'de Fransızlar Bor'u bulmuş, bunu 1865'den 1906 yılına dek alçı taşı diye Paris'e taşımışlardır. Yeryüzü Bor varlığının %65 ile 70'inin Türkiye'de bulunduğunun belirlenmesi ile 2005 yılında çok uluslu sömürgen işletmeler ve küresel sermaye yararına çıkarılan maden yasası ile ayrıca 2007-2008 yılında çıkarılacak petrol yasası ile tüm yeraltı kaynaklarımız yabancıların ellerine bırakılacaktır. Bugünkü maden yasası ile Türkiye maden yataklarının 460 bin kilometrekaresi çok uluslu yabancı işletmelerinin denetimine geçmiş bulunmaktadır.

İngiltere'nin Osmanlı'dan Kıbrıs'ı oyuna getirip denetimini ele geçirmesiyle, batılı sömürgenler Doğu Akdeniz Petrol yataklarının da denetimini almışlardır. Rumlar denetiminde kalan Kıbrıs'ın güney denizleri, yay ardı varlıklı petrol yataklarını içermektedir. ABD şimdi bu yatakların çok uluslu işletmelere ihale edilmesine izin vermiştir.

Makedon Büyük İskender, Pers'leri kovmak üzere Hindistan'a dek eline geçirince, hocası Aristo'ya bir yazı yazıyor; "Hocam bu ölçüde geniş bir ülkeyi elimde nasıl tutabilirim?." . Aristo şöyle yanıtlar, "Halk arasında tarikat, mezhep, soy, din, dil, kültür gibi ayrılıkları derinleştir. Onlara çatışma ortamı yarat. Birbirleri ile çatışırken, onlar seni uzlaştırıcı olarak görecekler, asla oradan ayrılmanı istemeyeceklerdir." İşte yüzyıllardır, Batı da Müslüman ülkeleri soymak için Aristo yöntemini kullanıyor. Yakın örnek, Yugoslavya, Irak, Kıbrıs ve Türkiye'dir.

Sömürgen ile yayılmacılar ülkeleri soymak için şu üç aracı kullanmaktadırlar. Bunlar, 1- Misyonerlik, 2- Yılgı (terör), 3- Kaytaklık (irtica)dır. Bunlar, soymak istedikleri ülke ulusunu birbirine düşürmek, karıştırmak, çözümsüzlük için yeterlidir.

Ayrıca, ülkelerin değerlerini yıkmak için gereğini de yaparlar. Türkiye Cumhuriyeti altı ok ilkeleri üzerine kurulmuştur. Bunlar; Bilim güderlik (laiklik), Tam Bağımsızlık, Halkçılık, Devletçilik, Milliyetçilik, Devrimcilik'tir. 1938'den beri bu değerlerin tümü bozularak Türkiye'de Cumhuriyet ilkelerinin içi boşaltılmış, cumhuriyet sessizce yıkılmıştır.

Bugün hem Türkiye'de hem de Kıbrıs'ta Rumlaşmak, Hıristiyanlaşmak isteyen topluluklar türemiştir. Bunlarda ulusal değerler yok olmuştur. Milli birlik bilincinden uzaklaştırılmakta olan Kürt'ler üzerinde ise yılgı (terör) baskısı gittikçe yayılmaktadır.

Kısacası, 21. yüzyıl enerji savaşları yüzyılı olacaktır. Bu savaş saldıran, bilim güder varlıklı Hıristiyan batı ile kendini savunan inanç güder, kendi yönetimlerince ezilmiş yoksul Müslüman ülkeler arasında geçecektir.

Türkiye'nin bu soygundan ve savaş ortamından kurtulması için kesin yapması gereken eylemler şunlardır; 1- İkili anlaşmalar yırtılıp atılmalıdır. 2- Türkiye'yi bölüp yok etme amacından başka ereği olmayan AB'den çarçabuk çıkmalıdır, 3- ABD'nin Türkiye'ye saldırmasını engellemek için İran-Rusya-Türkiye işbirliği yapılmalıdır. Bu birleşme içinde Suriye'den Rusya, Çine dek tüm Turan'a (Türk ve İslam dünyasına M.Ç.) yayılmalıdır.

Not: Prof. Övgün Ahmet Ercan Hocamızın, bu önemli saptamalarına: "Bilim sömürüyü kovar" diye başlamıştı.. Herhalde "inançsız, insafsız ve ahlaksız bilim Batı'da olduğu gibi, fertleri, şirketleri ve devletleri, sömürü ve zulme yönlendirir.." anlamında, ince bir espri yapmıştı… Veya: "Ezilen, işgal edilen ve sömürülen mazlumlar ve Müslümanlar, bilim ve teknolojiye yönelmedikçe, milli ve manevi değerler etrafında birleşmedikçe, bu zillet ve esaretten kurtulamayacaktır" anlamında doğru bir uyarıydı. (M.Ç.)

Aşağıdaki haber bunu doğrulamaktadır.

İsrail gazetelerinin görüşmeleri izleyen kaynaklara dayanarak verdiği haberlere göre İsrailli gayrimenkul firmaları, Türkiye üzerinden Avrupa'ya açılmayı istiyor. İsrailli yetkililer, görüşmelerin olumlu sonuçlanması halinde en az 1 milyar dolarlık yatırım yapılabileceğini belirtiyor.

Africa İsrail adlı şirket Türkiye pazarıyla ilgilenen firmaların başında geliyor. Gayrimenkul alanında büyük yatırımları olan bu şirketin önce Türkiye ardından da Avrupa'ya açılmayı istediği bir süredir İsrail'de konuşuluyor. Africa İsrail adlı şirket İsrail'in en zengin işadamı olan Lev Leviev'e ait. İsrail'de Rusça ve İbranice yayın yapan televizyon kanallarının sahibi olan Leviev, telekom, inşaat, tekstil alanında da faaliyet gösteriyor. Leviev elmas alanında da De Beers'in dünyadaki en büyük rakibi.

İsrail'in tanınmış bir diğer işadamı olan Yitzhak Tshuva'nın da gayrimenkul ve enerji sektöründe Türkiye'de faaliyet göstermek istediği, enerji ihalelerine yerli bir şirketle gireceği belirtiliyor.

Daha önce Türkiye'de C Bank'ı satın alıp adını Pozitif Bank olarak değiştiren Hapoalim Bankası'nın yatırım grubu da Poalim Capital Markets ise müşterileri için Türkiye'de portföy oluşturuyor. Telekomünikasyon alanında Bezeq, tarımda Strauss, teknolojide de Comverse ve Omat'ın Türkiye'yi inceledikleri konuşuluyor. 70

0 0 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Subscribe
Bildir
0 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
Picture of Milli Çözüm Dergisi

Milli Çözüm Dergisi

YORUMLAR

Son Yorumlar
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...